Negotiate To Win – Patrick Collins

Negotiate to Win, internetten araştırdığım kadarıyla henüz Türkçeye kazandırılmamış bir kitap. Amerikada ise en çok satanlar arasına girmiş ve büyük bir kitle tarafından okunmuş.

Negotiate to Win kalıbını Türkçeye “Kazanmak için Müzakere” diye çevirebiliriz. Buradaki müzakere, sokakta bir şey alırkenki pazarlık durumundan tutun da çok büyük şirketlerin bir anlaşma yapmak üzere giriştikleri detaylı görüşmelere kadar, bir şey istemek ve anlaşmak için yapılan tüm görüşmeleri kapsıyor. Bu yönüyle kitap biraz tuhaf duruyor doğrusu.

Amerikan popüler kitaplarında bir ortak özellik var, pratik ve anlaşılması kolay oluşları. Internette üç beş bin kelimelik “nasıl yapılır” makaleleri ile tesadüfi bir karşılaşmanız olduysa ne demek istediğimi anlarsınız. Bu kitap biraz da böyle bir makalenin kitaplaştırmak için zorlama ile uzatılmış biçimi gibi duruyor.

Ama pratik bir kitap. Sokaktaki pazarlık bölümlerini geçiyorum çünkü bizim milletimiz bu konuda zaten çok iyi. Ama tarih boyunca masa başında kaybeden bir millet olmuşuz. O yüzden masa başı müzakerelere, özellikle uluslararası müzakerelere katılan vatandaşlarımızın el kitabı olabilir bu kitap.

Buraya kitabın özetini yazıp etkisini düşürmek istemiyorum ama fikir vermek açısından bir kaç bölümün ana fikrini verebilirim. Anlaşma masalarında karşınıza çıkabilecek tiplerle ilgili şöyle bir kategorizasyona gitmiş:

  • Marslı : Verilerle ilgilenmeyen, sizi umursamayan tip
  • Boğa : Otoriter tip, öfkeye dayalı müzakere
  • Blöfcü : Sıra dışı şartlar öne süren tip, blöfe dayalı müzakere
  • Gülümseyen Kobra : Sessizce bekleyip en sonunda saldıran sinsi tip
  • Detaycı : Önündeki ağacı görüp, ormanı göremeyen tip
  • Konuşkan : Fark edilmek için ne pahasına olursa olsun konuşan tip
  • Gösterici : Her an sürekli görünmeye, fark edilmeye çalışan tip
  • Bombacı : Her fırsatta olumsuz bir ilave yapmaya çalışan tip
  • Gizli Kahraman : Arka plana atılmış ama aslında daha önemli rolde olması gerektiğine inanan tip
  • Takıntılı : Bir noktaya takılan ve çözülmeden ilerlemek istemeyen tip
  • Koro : Müzakere ekibinin izleyicileri olan tipler

Tabii, bunların her birine karşı nasıl davranılması gerektiğini, söyleyeceğiniz sözlere kadar açıklıyor.

Sonuç olarak, edebi kitap arayanlara önerilmez ama çok sık müzakere yapan ve bu müzakerelerden genellikle anlamlandıramadığı şekilde başarısız ayrılanlar için önemli katkıları olabilecek bir kitap.

Bir Yılda 200 Kitap Nasıl Okunur?

Daha zeki olmanın bir sırrı yok. Okuyun,  çok okuyun.

Herhangi başarılı bir insana sorsanız size böyle bir cevap verecektir. Hatta başarılı olmasına bile gerek yok, sokaktan geçen herhangi bir kişiye sorsanız size kitap okumanın faydaları ve önemi hakkında uzun uzun nutuklar atabilir. Ama ben size bir yılda 200 kitabı rahatlıkla okuyabileceğinizi söylesem, “Hadi lan!” dersiniz. O zaman ben de kanıtlarla gelirim.
Peki nasıl başaracağız bu işi? Şu adımları izleyerek;
1. Başlamadan bırakmayın:
Birisine, günde 500 sayfa okumalısın desek, alacağımız cevap bellidir, imkansız. Zamanım yok, yeterince zeki değilim, kitapları sevmem… Bir sürü bahaneler. Ancak basit bir matematikle bu bahanelerin tamamını yok edebilirsiniz.
2. İşin matematiği:
Bir yılda 200 kitap okumak ne kadar süremizi alır?
Ortalama bir insan dakikada 200-400 kelime okur.
Ortalama bir kitap 50000 kelimeden oluşur.
Şimdi işin detayına gelelim.
200 kitap 50000 kelimeden 10 Milyon kelime eder.
10 Milyon kelimeyi Dakikada 400 kelime okursak 25000 dakika eder.
25000 dakika 417 saat yapar.
Yani bir yılda 200 kitap okumak için ayırmamız gereken süre 417 saat.
417 saati duyar duymaz bazılarınızın beyni dükkanı kapattı tabii otomatik olarak. Çoğumuz haftada 40 saat çalışıyoruz, okumak için 417 saati nereden bulacağız, değil mi?
3. Zamanı bulmak:
Okumak için 417 saati çok buldunuz değil mi? Bakın ortalama bir insan bir yılda kaç saatini neye harcıyor:
Sosyal medyada 608 saat
TV başında 1642 saat
Yani yılda 2250 saati büyük oranda çöpe atıyorsunuz. Bu sürede 1000 den fazla kitap okuyabilirdiniz. Kitap okuma hakkında gerçek şudur ki, her birimiz bir yılda 200 kitabı rahatlıkla okuyabilecek kadar zamana sahibiz. Sadece çok zayıfız, bağımlıyız ve dağınığız.
4. İşe Başlayın
Artık, basit bir matematik hesabıyla seneden 200 kitabı rahatlıkla okuyabilecek kapasitede olduğumuzu ve bunun için yeterli zamana sahip olduğumuzu bildiğimize göre, yapmamız gereken harekete geçmek. Harekete geçerken de şu konulara dikkat edin:
Çevrenizi düzenleyin: Okuma çevresi önemlidir, sizi rahatsız etmeyecek, dikkatinizi dağıtmayacak bir okuma yeriniz olsun.
Alışkanlık edinin: İrade önemlidir. Pes etmeyin ve düzenli okuma alışkanlığı edinmek için iradenizi kullanın. Boş boş tv başında oturmakla en fazla güncel olayları takip edersiniz, bir kitaptan ömür boyu işinize yarayacak bilgileri…
Her fırsatta okuyun: Okumak için belli bir zamanı, yeri saati beklemeyin. Otobüste, evde okulda her yerde okuyabilirsiniz. Tabletinizi telefonunuzu facebook haricinde faydalı işler için de kullanın…
İyi okumalar…

Bir gün bir kitap okudum ve tüm hayatım değişti. Orhan Pamuk