Homo Deus – Yarının Kısa Bir Tarihi – Yuval Noah Harari

Homo, insan; Deus ise Tanrı anlamına geliyor. Bu durumda Homo Deus, Tanrı İnsan demek oluyor. Homo Deus, adından da anlaşılacağı üzere, insanlığın gelecekte geçirmesi muhtemel evrimini konu ediyor ve insanlığın bilim teknik alanında, daha doğrusu her alanda yöneleceği eğilimleri ve muhtemel başarılarını anlatıyor.

Yuval Noah Harari, daha önce Homo Sapiens – İnsanlığın Kısa Bir Tarihi adlı kitabında (çok satılan kitabında) insanlığın başlangıcından bu yana geçirdiği evreleri konu edinmiş ve bu kitap dünya çapında best seller olarak büyük ilgi görmüştü. Ben de kitabı okuduğumda insana gerçekten bir bakış açısı kazandıracak akıcı bir popüler bilim eseri olarak değerlendirmiştim. Bu yüzden her ne kadar devam kitabı olsa, mali çıkarlar göz önünde bulundurularak yazılsa da okunmaya değer bir kitap olarak görüp satın aldım.

Kitabın ilk bölümü, insanlığın yakın gelecekte inovasyon ve teknoloji olarak neye yöneleceğini ve neyi başaracağını konu alıyor. Yazarın bu konuda iki önemli iddiası var;

  1. İnsanlık tüm hastalıkların çaresini bulup uzun (sonsuz) ömrün formülünün bulunacağını söylüyor ve bunu uzun uzun tartışıyor. Şu anda sadece bu amaçla çalışan milyar dolarlık şirketler olduğunu düşünürsek inançsız bir insanın buna inanmasının önünde bir engel yok. Ayrıca, bizim de bunun din boyutunu düşünmeye başlamamızın tam zamanıdır diye düşünüyorum.
  2. Bu bölümde iddia edilen ikindi konu ise, insanlığın sonsuz ve gerçek mutluluğu yapay yöntemlerle elde edebileceği. Bunu neden iddia ediyor yazar, çünkü mutsuzluğumuzun iki temel sebebi var günümüz bilimine göre: Biyolojik sebepler ve Psikolojik sebepler. Sebepler bilindiğine göre diyor yazar bu sorunun çözümünün de bulunması uzak bir hayal olmasa gerek. Vücuda verilecek mutluluk hormonu salgılatan yapay ilaçlarla çok yakın zamanda bunun başarılacağını düşünüyor.

Kitabın üçüncü bölümü ise, önceki Kitabı Homo Sapiensin bir tekrarı gibi sanki. Burada yazar Homo Sapiensle diğer hayvanlar arasındaki farkları irdeliyor ve, neden diğer hayvanların değil de homo sapiensin başarılı olduğunu bulmaya çalışıyor. Yazara göre, insanları diğer hayvanlardan ayıran en önemli özellik, çok büyük boyutlarda kollektif zihin yaratabiliyor olması. Yani bunlar, inançlar, kanunlar vs.. Bu da insanın çok büyük topluluklar oluşturabilmesine imkan sağlıyor ve bu boyutta topluluk oluşturamayan diğer hayvanlara üstünlük sağlıyor.

Özgür İrade

İnsanlarla ilgili bir diğer çarpıcı tespit de, insanların da tıpkı robotlar ve ya yazılımlar gibi algoritmalardan oluştuğu ve bu yönüyle de asla özgür bir iradeden söz edilemeyeceği. İnsanların verdiği kararlar ya katı bir determinizmin sonucu ya da tamamen tesadüfi. Yazar gelecekte insandaki bu çok karışık algoritmların çözüleceğini ve insanın bireysel olarak bir değeri kalmayacağı tahmininde bulunuyor. Kollektif olarak ise değerini koruyacak.

Veriizm

Gelecekle ilgili bir diğer çarpıcı iddia ise dinlerle alakalı. Veri akışının ve bilgi akış özgürlüğünün geleceğe tamamen hakim olacağını ve insan kontrolünden çıkacağını, böylece insanların anlamadıkları konularda oluşturdukları inançları veriizm alanında oluşturacaklarını iddia ediyor. Yani geleceğin dini, veriizm (dataism).

Hayvanlardan Tanrılara – Sapiens – Yuval Noah Harari

Hayvanlardan Tanrılara – Sapiens tüm dünyada en çok satan kitaplar arasına girmiş, Facebook’un kurucusu Mark Zuckerberg’den tutun dünyanın en zengin adamı Bill Gates’e kadar bir sürü ünlü kişinin en sevdiği kitaplar arasına girmiş bir Popüler Bilim kitabıdır. Kitap, ilk insan türlerinin ortaya çıkışından günümüzün Homo Sapiensine kadar İnsanın ve İnsanlığın geçirdiği tüm biyolojik ve bilişsel aşamaları uzun uzun tasvir ediyor.
Kitabın ilk yüz sayfasını okuduğumda kitap hakkında yorumum şu olmuştu:” İnsanlığın tarihinin evrim üzerine oturtulmuş masalı. Elinden bırakamayacağınız kadar akıcı ve sizi aydınlanmış hissettirecek kadar bilgi verici.” 
Aslında demek istediğim şuydu, bilimsel bir kitap gibi görünse de, içerisinde bir sürü bilimsel bilgiler (!) içerse de bu kitap bir bilim kitabı değil. Genel kültürüne katkıda bulunmak isteyenlerin zevkle okuyacağı, okurken sıkılmayacağı bir popüler kültür kitabı. Asla bir bilimadamının okuyup, kendine çıkarımlar yapacağı, bir kitap değil. Çünkü bilim bir konuyu tüm yönleriyle inceler ve açık kapı bırakmaz. Zaten kitabın orijinal ismi “Sapiens – A brief History of Humankind” yani İnsanlığın kısa bir tarihi. Adından da nalaşılacağı üzere bu bir özet. Dolayısıyla detaylardan yoksun. Ve içerisinde bir bilimsel kitaba yakışmayacak çelişkiler barındırabiliyor, mesela;
Kitap, Evrimi kesinlikle ön kabul etmiş ama İnsanın biyolojik evrimi dışında kalan ve bilişsel devrim dediği dönemden sonra insanın geliştirdiği tüm kültürel öğelere “hayali” etiketini yapıştırıyor. Aslında burada bir mesele yok, kendine göre ve oldukça geçerli kanıtlara sahip. Bu hayali öğelerden bir tanesi dinler. Burada, İslam ve benzeri dinler hakkında şu yorumu yapıyor; ” Bu dinler zaten herşeyi bildiklerini ve geriye bilinecek bir şey kalmadığını iddia ettikleri için, dünya ile ilgili keşifler, daha doğrusu bilimsel keşifler yavaşlamıştır.”
Belki, çoğu din için doğrudur fakat burada detaysızlıktan kaynaklanan hatalar var. Bir defa islam peygamberi kesinlikle herşeyi bildiğini iddia etmez. bunun yerine Allahın kendisine izin verdiği kadarını bildiğini söyler. Gerisini araştırın bulun der. Hatırlayın: ” İlim Çinde de olsa gidin alın.”
Bir başka Çelişki, İngilizlerin, Hollandalıların, İspanyolların, Belçikalıların Amerikada, Afrikada, Uzak Doğuda katlettiği on milyonlarca insan, kapitalizmin doğal sonucu olurken, Karşılıklı bir savaşta ölen Ermeniler katledilmiş olabiliyor.
Velhasıl, evrime inanıyorsanız da inanmıyorsanız da insanlığın geçirdiği aşamaları üzerine bir bakış açısı kazanmak için okunması gereken bir kitap ama asla okur okumaz teslim olunacak bir kitap değil.