Bazı İnsanlar Neden Daha Başarılı Olur?

Malcolm Gladwell “Outliers” kitabında başarılı insanların neden başarılı olduğunu incelemiş. Aslında bu soruya hepimizin verilecek bir kaç cevabı vardır. Bakalım sizin tahminlerinizle örtüşüyor mu?

Yazar bu kitabında yakın dünya tarihinin ve günümüzün en önemli figürlerini incelemiş ve bazı sonuçlara ulaşmış. Bu figürler arasında dünyanın en zengin adamı ünvanına sahip Bill Gates de var. Peki bazı insanların daha başarılı olmalarının sırı nedir? Gelin hep beraber yazarın bu soruya verdiği yanıtları inceleyelim.

Bazı İnsanlar neden daha başarılıdır?

Kitap bir italyan kasabasında başlayıp Amerikada hayatlarına devam eden bir grup insanın hikayezi ile başlıyor.

Bu italyan kasabasındaki herkes amerikaya taşınıyor ve burada kendilerine bir kasaba oluşturuyorlar. Bu kasabanın civardaki diğer kasabalardan farkı 60 yaşın altında kalp hastalığından ölen kimsenin olmaması. Bu durum bölgede çalışan doktorun dikkatini çekiyor ve araştırmaya başlıyor.

Sonuç ne çıkıyor dersiniz? Beslenme mi? Hayır, bu kasabadaki insanlar civar kasaba halkıyla benzer şekilde besleniyor.

Genetikleri baz alındığında ise atalarının da yine sağlıksız beslendiği, içlerinde göbekli ve yağlı kişilerin olduğu görülüyor.

Bu kasaba insanlarını diğer kasabalardan ayıran tek fark hayat tarzları, anne baba, çocuklar ve büyük anne büyük baba gibi aile fertleri hepsi tek bir evde yaşıyorlar.

Yazar kitaba güzel bir hikaye ile giriş yapmış. Amerikalı yazarlar bu tür girişleri yapmayı iyi başarıyor. Ancak kitabın devamı bu hikayeyle tamamen örtüşmüyor ve birazcık kopuk devam ediyor.

Uzatmadan başarılı insanları diğer insanlardan ayıran özelliklere geçelim.

1 Doğum Tarihi

Bir insanın baiarılı olmasını sağlayan en önemli etmenlerden bir tanesi doğru zamanda doğmuş olması. Yılın hangi ayında doğduğu bile bir kişinin kaderini belirlemeye yetiyor.

Mesela, Kadanadaki futbol takımı oyuncularını listelemşler ve bu oyuncuların büyük çoüunluğunun ocak şubat ve mart aylarında doğmuş olduğunu görmğşler.

Bunun basit bir sebebi var aslında. Oyuncular daha çocukken seçmelere giriyor ve bu seçmlere belirli yaştakiler başvurabiliyor. Mesela diyelim ki bu sene 2010 yılında doğan çocuklar katılıyor olsun.

Buna aralık ayında doğanlar da dahil, ocak ayında doğanlar da. Peki sizce kim daha avantajlı? Aralık ayında doğan bir çocukla aynı yılın ocak ayında doğmuş bir çocuk arasında nerdeyse bir yaş fark var. Bu maçın kazananı önceden belli.

Malesef bu basit hata hala bir çok yerde yapılıyor. Yine de bu sadece bir örnek ve bunun gibi bir sürü örnek verilebilir.

2. 10 Bin Saat Kuralı

Yazara göre, çizginin dışındakileri belirleyen en büyük etmenlerden bir tanesi de bu kişilerin lanları ile alakalı 10 bin saatlik tecrübeye sahip olmaları.

Bu teoriye göre bir işte uzmanlaşmak için gereken zaman bu ve yaklaşık 10 yıla tekabül ediyor.

Bill Gates, ilk şirketini kurup milyonlar kazanmaya başlayalı en az 10 yıldır programcılıkla içli dışlı bir hayat yaşamış biri olarak bu alanda çok tecrübeliydi.

Yine yazara göre Motzart ilk baş yapıtını vermeden önce 10 yıl boyunca taklit ve kalitesiz eserler üretmişti.

Bunun gibi bir çok örnek sayıyor yazar.

3. Kültür

Başarılı insanları belirleyen bir başka faktör de kültür.

Kafka’nın En Güzel Hikayeleri

Kafka’nın adını duymamış olma ihtimaliniz çok olası değil. eğer duymadıysanız kitaplarla pek işiniz yok demektir.

Kafka nevi şahsına münhasır bir yazardır. Kendine has, karamsar, karanlık ve rahatsız edici bir stile sahiptir. En ünlü yapıtları muhtemelen Dönüşüm ve Dava kitaplarıdır.

Dönüşüm hikayesinde bir sabah böcek olarak uyanan bir adamın hikayesini anlatır kafka.

Dava kitabında ise ne ile suçlandığını bile bilmeden yargılanan ve kendini temize çıkarmaya çalışan bir adamın öyküsünü.

Ancak Kafkanın daha bir çok öyküsü vardır, hem de keşke daha fazla olsa denilebilecek türden öyküler. Bu öyküler farklı kitaplarda bir araya getirilmiştir, kimileri yarım kalmış öykülerdir.

İşte bu öyküler arasından beni en çok etkileyenleri sıralamak istiyorum.

Kafkanın En Güzel Hikayeleri

#1 İn:

Belki de bu hikayenin adını hiç duymadınız. Hikaye Kafkanın ölümünden sonra yayınlanan yarım kalmış hikayelerden bir tanesi.

Can yayınlarının “Bir kavganın Tasviri, Anlatılar 2” kitabının sonlara yakın sayfalarında kendine yer bulur.

Hikaye yer altında yaşayan bir hayvanın iç dünyasında yaşadığı yolculuğu okuruz. Hayvanın ne olduğunu asla söylemez bize Kafka, tek bir ipucu vardır hayvana dair. Başka bir hayvanı kafasıyla vurarak yaralaması.

Bu kafkanın diğer tüm kitaplarında başvurduğu bir yöntemdir. Dönüşümde Gregor Samsa’nın neden böceğe dönüştüğünü bilmeyi, ya da Dava kitabında baş karakterin neden yargılandığını.

Ben bu hikayeyi okuduktan sonra Uçurtma Avcısı kitabını okudum ve inanır mısınız hala damağımda bu öykünün tadı vardı.

#2 Bir Köpeğin Araştırmaları:

Bu öyküsünde kafka etrafındaki her şeyi sorgulayan bir köpeğin başından ve içinden geçenleri anlatır.

#3 Bir Kavganın Tasviri:

Gerçeklik ve hayal arasında bir yolculuk, insanın kendisiyle kavgası.

Farkında olmadan bir spoiler vermiş oldum ama affedin. Zaten bu hikayeyi okuduktan sonra pek bir şey anlamayıp internette arama yoluna gideceksiniz. Bulduğunuz şeyler sizi şaşırtacak ve hikayeyi tekrar okuma isteği uyandıracak belki de ama o karanlık dünyaya dönmeyi göze alamayacaksınız.

#4 Çin Seddi

Adından da anlaşılacağı üzere çin seddinin inşası sırasındaki toplumsal gelgitleri anlatır. Görünürde tabii, derinlerde, taa derinlerde kim bilir neler saklamıştır kafka, öğrenmek için cırmalamanız gerekecek.

#5 Avcı Gracchus

Ölmüş ama diğer tarafa geçememiş bir adamın hikayesini anlatır kafka bu hikayesinde.

Gazali vs Kant

Geçenlerde Gazali ve Kant felsefesini karşılaştıran bir kitap okudum. Kitap İngilizce ve felsefe kitabı olduğu için pek bir şey anladığımı söyleyemem. Ancak anlamadığım en mühim şey ise bu iki kişinin neden karşılaştırıldığı.

Felsefi olarak altyapı yetersizliğim var tamam, ancak yine de anladığım kadarıyla bu iki filozof birbirine hiç benzemiyor.

Gazali, gerçek mutluluğa ulaşmak için insanın aklını bir şeyhe teslim etmesinin gerektiğini söyleyen bir din adamı. Her şeyin ayet ve mucizelerle belirlendiğini, insana düşenin bir şeyh aracılığıyla bu düzene uymak gerektiğini söylüyor.

Kant ise, fiziksel dünyanın aklın sınırları içerisinde olduğunu, insanın araştırıp aklını kullanarak bu kanunları keşfetmesi gerektiğini söylüyor.